tr en

20 aralık 2017

Kendinizi tanıyın…

Parnassos dağı çok dik ve karlı. Ortalarına doğru Delphi tapınağı var. MS 4. yüzyıla kadar kahinleriyle ünlü. Antik Yunan’da dünyanın merkezi olarak kabul ediliyor. Ve girişindeki şu sözle biliniyor;”Kendinizi Tanıyın…”

Bin yıl civarı bir süre buradaki Apollon Tapınağı kutsal bir yer olarak kabul görmüş. Gerçekse biraz farklı. Tapınağın altından çıkan gaz ve çiğnedikleri defne yapraklarıyla halisünasyon gören bakire kızlar veya yaşlı kahin kadınlar… Onların sözlerini hipnotik dilde tercüme ederek manipüle eden uyanık eğitimliler… Bin yıllık bir tiyatro…

Civardaki kent devletinin kralı soruyor; “Komşumla Savaşa girersem kazanır mıyım?” Kahin kazanırsın derse girecek, yoksa girmeyecek…

En Büyük Alt Sistemler

İnsan kişilik olarak biyolojik, psikolojik ve toplumsal bir varlıktır. Yani bu 3 bileşen bizim birey olarak en temel alt sistemlerimizi oluşturur…

Peki ODM’ye göre diğer sistemlerin altında büyük resimde neler yatar?..

Aile’de;

Biyolojik yapının karşılığı üreme ve diğer biyolojik ihtiyaçların güvence altına alınmasını sağlayan ekonomik faaliyetlerdir…

Psikolojik yapının karşılığı sevgi’dir…

Toplumsal yapının karşılığı diğer ailelerle ilişkiyi sağlayan komşuluk ve akrabalık ilişkileridir…

Şirket’de;

Biyolojik yapının yerini üretim ve hizmet ve bunlarla ilişkili varlıklar alır…

Psikolojik yapının yerini insan ilişkileri ve bunları düzenleyen idari işler alır…

Toplumla bir şirketin ilişkisiyse satış ve pazarlama üzerinden yürür…

Toplum’da;

Biyolojik yapının karşılığı ekonomidir. Biyolojik ihtiyaçlar ve bunların güvence altına alınması ekonomik sistem üzerinden karşılanır…

Psikolojik yapının karşılığı başta din olmak üzere felsefe, sanat, bilim gibi insanın anlam arayışına cevap vermeye çalışan öğretilerdir…

Toplumsal yapının karşılığı ise kültürdür. Siyaset de toplumsal yapıyı düzenlemeye yönelik bir araçtır…

Bireyin, ailenin, kurumların ya da medeniyetlerin değişim, gelişim ve dengelenmeleri bunlar üzerinden yürür…

İnsanlık tarihi bu öyküyü anlatır…

Hepsi de aslında aynı öykünün farklı katmanlardaki görünümleridir…

Marifet bu yapıları hedefli, fonksiyonel ve entegre/sürdürülebilir hale getirebilmek ve öyle tutabilmektir…

Bu üçünü dengelemediğimiz sürece de mutluluğu bulamayacağız…

Sevgiler, Tamer

22 Kasım 20016

Kendini Açmak

İnsanlar için;

-Gözlerini açmak mı zor?

-Zihni’ni açmak mı?

-Gönlünü açmak mı?

-Cüzdanını açmak mı?…

-Kucağını açmak mı?

-Duygularını açmak mı?

Çocukken…

Hiç biri zor değildi…

-Gerçeklerden kaçmak için gözlerimizi kapattık…

-Değişimden kaçmak için zihnimizi…

-Hayal kırıklıklarımızdan kaçmak için gönlümüzü…

-Aldatılmaktan kaçmak için cüzdanımızı…

-Bağlanmaktan korktuğumuz için kucağımızı…

-Küçümsenmekten korktuğumuz için duygularımızı…

Oysa insanın seçici olarak kendisini açması gerekiyor…

O zaman hayat da kendisini açıyor…

-Gözlerimizi açtıkça gerçeklerle barışıyoruz…

-Zihnimizi açtıkça değişime daha kolay uyum sağlıyoruz…

-Gönlümüzü açtıkça “biz”i yeniden keşfediyoruz…

-Cüzdanımızı doğru açtıkça maddiyatı doğru yere oturtuyoruz…

-Kucağımızı yeniden açtığımızda dokunmaya tekrar cesaret ediyoruz…

-Duygularımızı açtıkça duygularımızın enerjisini doğru yönlendiriyoruz…

Kendimizi ne kadar açıyoruz?..

Sevgiler. Tamer

12 Kasım 2016